AMASYA HABER SİTESİ

Haber Takip Merkezi – Güncel ve Tarafsız Haber Sitesi – Ülkenin Nabzını Tutan Site

Sessiz tehlike yollarda kol geziyor! Uzmanlar uyarıyor

Uzun saatler boyunca direksiyon başında kalan sürücüler, farkında olmadan ‘yol hipnozu’ adı verilen bir zihinsel tuzağa düşebiliyor. Tekdüze yollar, sabit hız ve tekrarlayan manzaralar, beynin bir tür uyuşukluk haline geçmesine neden oluyor. Uzmanlar ...

Uzun saatler boyunca direksiyon başında kalan sürücüler, farkında olmadan ‘yol hipnozu’ adı verilen bir zihinsel tuzağa düşebiliyor.

Tekdüze yollar, sabit hız ve tekrarlayan manzaralar, beynin bir tür uyuşukluk haline geçmesine neden oluyor.

Uzmanlar, bu durumun yorgunlukla birleştiğinde dikkatsizlik riskini artırdığını ve trafik kazalarına yol açabileceğini vurguluyor.

Bilimsel çalışmalar, yol hipnozunun hem fiziksel hem de psikolojik etkilerini mercek altına alarak sürücüleri bilinçlendirme çağrısı yapıyor.

YOL HİPNOZU NEDİR VE NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?

Yol hipnozu, uzun süreli sürüşlerde beynin otomatik pilot moduna geçmesiyle tanımlanıyor. ABD’de bulunan Stanford Üniversitesi’nden nörolog Dr. Andrew Huberman, bu fenomeni şöyle açıkladı:

“Monoton bir ortamda, beyin dış uyarıların azaldığını algılar ve dikkat seviyesini düşürür. Bu, bilinçli farkındalığın azalmasına ve tepki sürelerinin uzamasına yol açar.”

Huberman’a göre, yol hipnozu özellikle gece saatlerinde, düz otoyollarda veya az trafikli yollarda daha sık görüldü.

Journal of Sleep Research dergisinde yayımlanan bir çalışma, yol hipnozunun uyku yoksunluğuyla birleştiğinde, sürücülerin %30’unun mikro uyku (birkaç saniyelik bilinç kaybı) yaşadığını ortaya koydu.

İngiltere’deki Surrey Üniversitesi’nden uyku araştırmacısı Prof. Derk-Jan Dijk ise yorgunluğun bu durumu tetikleyen ana faktörlerden biri olduğunu belirterek şunları dedi:

“Yorgun bir beyin, monoton bir yolda daha kolay hipnotik bir duruma girer. Bu, göz kapaklarının ağırlaşmasından çok daha öte bir risk; tamamen bilinç dışı bir tepkisizlik hali”

Araştırmalar, yol hipnozunun en çok 4 saatten uzun sürüşlerde ve dinlenme molası alınmadığında etkili olduğunu gösteriyor.

Yol hipnozunun trafik kazaları üzerindeki etkisi, bilimsel çalışmalarla da kanıtlandı.

ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) verilerine göre, yorgunluk ve dikkatsizlik kaynaklı kazaların %20’sinde yol hipnozu faktörü rol oynadı.

Accident Analysis & Prevention dergisinde yayımlanan bir analiz, uzun mesafeli sürücülerin %15’inin yol hipnozu belirtileri yaşadığını ve bu sürücülerin kaza yapma olasılığının %25 daha yüksek olduğunu tespit etti. Özellikle gece 00:00-06:00 saatleri arasında bu riskin zirve yaptığı belirtildi.

Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nden trafik psikoloğu Dr. Michael Regan, yol hipnozunun yalnızca yorgunlukla sınırlı olmadığını, yol tasarımının da etkili olduğunu söyledi.

Regan, “Düz, tekdüze ve ağaçsız yollar, beynin uyarıcı bir referans noktası bulmasını zorlaştırıyor. Bu da hipnotik etkiyi artırıyor” diye ekledi.

Dr. Regan’ın yürüttüğü bir simülasyon çalışması, monoton yol koşullarında sürücülerin tepki sürelerinin 2 saniyeye kadar uzadığını ve bu sürenin bir kazayı önlemek için kritik olduğunu ortaya koydu.

Yol hipnozuna karşı alınabilecek önlemler konusunda uzmanlar hemfikir. Prof. Dijk, “Her 2 saatte bir 15 dakikalık mola, beynin yeniden odaklanmasını sağlar. Ayrıca, kafeinli içecekler ve müzik gibi uyarıcılar geçici olarak dikkati artırabilir” dedi.

Dr. Huberman ise daha pratik bir yaklaşım sunuyor:

“Camı açarak temiz hava almak, direksiyonu hafifçe hareket ettirmek veya yol kenarındaki tabelalara dikkatle bakmak, beyni uyandırabilir.”

Bunun yanı sıra, modern araçlardaki sürücü uyarı sistemleri (örneğin şerit takip asistanı) de yol hipnozunun etkilerini azaltmada yardımcı oluyor.

Hollanda’daki Delft Teknik Üniversitesi’nden trafik güvenliği uzmanı Prof. Marika Hoedemaeker, yol tasarımının önemine dikkat çekerek şunları dedi:

“Yollara yerleştirilen titreşimli şeritler, renkli işaretler veya düzenli aralıklarla değişen manzaralar, sürücülerin dikkatini canlı tutabilir”

Hoedemaeker’in Transportation Research dergisinde yayımlanan çalışması, bu tür tasarım değişikliklerinin yol hipnozu kaynaklı kazaları %18 azalttığını gösterdi.

Yol hipnozu, genellikle “Biraz daha idare ederim” düşüncesiyle göz ardı ediliyor. Ancak uzmanlar, yorgunluğun bir uyarı sinyali olduğunu ve bu sinyalin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.

Dr. Regan, “Birkaç saniyelik bir dalgınlık, ömür boyu pişmanlığa yol açabilir. Molasız uzun sürüşler, sadece sizin değil, yoldaki diğer insanların da hayatını riske atar” diyerek sürücülere net bir mesaj verdi.

Yol hipnozu, modern yaşamın hızına ayak uydurmaya çalışan sürücüler için gizli bir tuzak olmaya devam ediyor.

Bilimsel araştırmalar ve yabancı uzmanların uyarıları, bu durumun yorgunluk ve dikkatsizlikten beslendiğini açıkça ortaya koydu.

Uzun yolculuklarda mola vermek, çevresel uyarıcıları artırmak ve yol tasarımlarını iyileştirmek, bu tehdidi azaltabilir.

Direksiyon başındayken beyninizin sizi yarı yolda bırakmasına izin vermeyin; çünkü yol hipnozu, fark edilmediğinde sessizce hayatları karartıyor.