Çocuğa istismar davasında ‘delil yetersizliğinden’ beraat çıktı

Siirt’in Pervari ilçesinde 13 yaşındaki çocuğa iki yıl boyunca sistematik cinsel istismarda bulundukları iddia edilen sanıkların yargılamasından beraat kararı çıktı.

Duruşma sonrası bir açıklama yapan avukatlar karara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada “Mağdurun yaşadığı coğrafya ve şartlar düşünüldüğünde mahkemece mağdurun beyanlarına itibar edilmemesi, istismarcıların korunması diğer istismar mağdurlarını sessizliğe bürünmesine sebebiyet verecek niteliktedir” denildi.

SANIKLARIN BERAATİNE KARAR VERİLDİ

Siirt’in Pervari ilçesinde bağlı Gümüşören köyünde 2 yıl boyunca 13 yaşındaki B.Ş. isimli çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen H. T. (65) ve A. Ş. (35) hakkında açılan davanın 3’üncü duruşması Siirt 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Görülen davanın duruşmasını Siirt Barosu Kadın Hakları Merkezi, Siirt Barosu Çocuk Hakları Komisyonu avukatları takip ederken aile bireyleri ve aile avukatları hazır bulundu. Savcılık makamı mütalaasında meydana gelen olay ile ilgili sanıklar H.T ve A.Ş’nin zincirleme şeklinde ‘nitelikli cinsel istismar’ suçundan ceza almasını talep ederken mahkeme heyeti delil yetersizliğinden sanıkların beraatına karar verdi.

‘TOPLUMUN ADALETE OLAN İNANCI SARSILMIŞTIR’

Mahkemenin kararının ardından Siirt Barosu’nda basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya aile bireyleri, siyasi parti temsilcileri ile Siirt Barosu Kadın Hakları Merkezi, Siirt Barosu Çocuk Hakları Komisyonu katıldı. Açıklamayı Siirt Barosu Çocuk Hakları Komisyonu üyelerinden Avukat Sibel Güneş Tardu okudu. Mağdurun 13 yaşında iken nitelilik cinsel istismara uğradığı ve bunun da zincirleme şeklinde meydana geldiğini dile getiren Tardu, “Hüseyin T. tarafından iki sene boyunca sistematik bir şekilde devam eden nitelikli cinsel istismar eylemi ile diğer sanık Abdulhamit Ş. tarafından yine nitelikli cinsel istismar eylemine maruz bırakılan mağdur çocuk B.Ş’in bugün yapılan karar duruşmasında her iki sanığa delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiştir. Savcılığın cezalandırma istemi içeren mütalaasına rağmen mahkemece kamu vicdanını sızlatan, istismar zihniyetini koruyan bir karar verilerek cinsiyetçi eril bir yaklaşımla mağduru suçlayıcı beyanlar dikkate alınmıştır. Bu haliyle toplumun adalete olan inancı sarsılmıştır” ifadelerini kullandı.

KARARA İTİRAZ EDİLECEK

Dosyada çarpıcı gerçekler olduğunu dile getiren Tardu, “Mağdur çocuk henüz 13 yaşındayken bu eylemlere maruz bırakılmıştır. Mağdurun gerçek dışı beyanlarda bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira mevcut toplumsal cinsiyetçi değer yargıları ve bölgenin namus ve iffet kavramına atfettiği önem dikkate alındığında böylesi bir konuda iftira atması için geçerli bir sebep bulunmamaktadır. Mağdurun yaşadığı coğrafya ve şartlar düşünüldüğünde mahkemece mağdurun beyanlarına itibar edilmemesi, istismarcıların korunması diğer istismar mağdurlarının sessizliğe bürünmesine sebebiyet verecek niteliktedir.” diye konuştu.

Çocuğun can güvenliğinin olduğunu bu yüzden de Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı sevgi evlerinde devlet koruması altında olduğunu söyleyen Tardu “Sosyal Hizmetler çocuğun dışarda bulunan sanıklar tarafından zarar görmemesi için çocuğun üstün yararını gözeterek aileye teslimini sağlayamamaktadır. Böylelikle sanıkların cezalandırılması gerekirken mağdurun kendisi fiili bir tutsaklık yaşamaktadır. Verilen karara karşı Siirt Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak istinaf kanun yoluna başvuracağımızı ve dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz” diye konuştu.

‘TRAVMA DEVAM EDİYOR’

Açıklamanın ardından görüştüğümüz dava avukatı Zozan Akdoğan Nas karara itiraz edeceklerini söyledi. Nas, “Mahkeme delil yetersizliği diyerek beraat kararını verdi. Üç duruşmada karara bağlanan duruşmanın tahkikat aşamasında ciddi bir sorun olmadığını düşünüyoruz. Ceza çıkacağını düşünüyorduk. Hatta savcılık dahi mütalaasında ceza talebinde bulundu. Bu tarz davalarda geçmişte Yargıtay kararları da göstermiştir ki sanıklar ceza almıştır. Küçük bir çocuk iftirada bulunamaz. Üç kez alınan beyan vardır. Pedagog raporları dahi çocuğunun beyanının da sorun olmadığını ve yaşına uygun söylemlerde bulunduğu hatta bu kadar detayları ile bir hayal kurmasının imkânsız olduğunu raporlar ile sabit görüldü” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx